201707.15
0
0

Ev Satın Alma Sonrası Yaşanan Hukuki Problemler

Ayıplı Teslim

Ayıplı mal teslimi emlak hukuku konusunda en sık karşılaşılan hukuki uyuşmazlıkların başında gelmektedir. İnşaat firmasının gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde taahhüt ettiği sürede, nitelikte ve kalitede inşaat yapıp ve teslim etmemesi ayıplı mal ve hizmet anlamına gelmektedir. Teslim edilen gayrimenkulün, vaat edilenden daha düşük mal veya işçilik kalitesinde olması kuşkusuz tüketici mevzuatı kapsamında “ayıp” niteliğindedir. Ayrıca gayrimenkulün, satış vaadi sözelşmesinde belirlenen sürede teslim edilmemesi ve teslimatın gecikmesi bir  ayıplı teslim türüdür. Yine uygulamada sık karşılaştığımız şekilde sözleşmede vaat ve taahhüt edilenden daha düşük metrekarede ev yapılması ve teslim edilmesi de ayıplı teslim niteliğindedir.

Tapunun Verilmemesi

Gayrimenkul avukatı olarak gayrimenkul hukuku alanında karşılaştığımız en önemli hukuki sıkıntıların başında, müteahhit firmanın gayrimenkulu teslim etmesine rağmen tapu devir ve tescil işlemini gerçekleştirmemesidir. Hatta uygulamada bazı ünlü ve büyük firmaların dahi tapu masrafı adı altında alıcıdan bazı bedeller tahsil etmesine rağmen tapu devrini uzun süre gerçekleştirmediği hatta dava açılmasına neden olduğu görülmektedir.

Haksız Masraf ve Gider Tahsil Edilmesi

Bazı inşaat firmaları gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde tapu masrafları ve abonmanlık giderlerinin inşaat firmasına ait olacağı açıkça yazdığı halde bu masrafları sözleşmeye aykırı olarak alıcılardan talep etmektedir. Bazı durumlarda ise gider ve masraflar, gerçekte olduğundan daha yüksek şekilde alıcıdan tahsil edilmeye çalışılmaktadır.

Hukuka Aykırı Apartman Yönetimi İle Haksız Tahsilat Yapılması

Bazı inşaat firmaların başvurduğu ilginç yöntemlerden birisi ise gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine özel bir madde ekleyerek site yönetiminin belirli bir süre (genelde 2, 3 veya 5 yıl) inşaat firmasının beliryeceği bir yönetim tarafından yönetileceğine dair hüküm getirmesidir. Bu sayede inşaat firması, tamamlandığı inşaattan sonra apartman veya site yönetiminde söz sahibi olmakta ve keyfi şekilde belirlediği aidatlarla şeffaf olmayan ve keyfi bir yönetim anlayışı ortaya koyabilmektedir. Tabii geçici yönetim tarafından keyfi şekilde belirlenen aidatların hak veya kat maliklerinin objektif ihtiyaçlarına göre değil inşaat firmasını atadığı sözde bir yönetim tarafından subjektif kriterlere göre harcanması ihtimali bulunmaktadır. Ayrıca seçilmiş değil, inşaat firması tarafından atanmış olan yönetim, site sakinlerinden aidat toplarken şeffaflık, hesap verme ve sorumluluk gibi yönetim kriterlerine uymadığına dair çok sayıda şikayet bulunmaktadır. Bu da site yönetimde yolsuzluk gibi bir takım iddiaları gündeme getirmektedir. Dolayısıyla inşaat firmaları inşaatı bitirir bitirmez gerekli koşulları ve ödemelerin yerine getirip iskan alıp site yönetimini de kat maliklerine bırakırsa bu tür istenmeyen durumlar yaşanmayacaktır.

Av. İlker ATAMER
Bu sitedeki tüm makale ve içerikler Av. İlker ATAMER’e ait olup, yazı ve içerikler aidiyet tescili bakımından elektronik imzalı zaman damgası ile mühürlenmiştir. Sitedeki yazı ve içeriklerin yazılı izin olmaksızın kopyalanması veya başka yerde yayınlanması durumda FSEK kapsamında yasal işlem yapılacaktır.

Soru veya yorum yazabilirsiniz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. *