Denetimli Serbestlik
Denetimli serbestlik uyuşturucu kullanma, bulundurma veya temin etme suçunu ilk kez işleyen kişiler için uygulanan ve bir takım yasal yükümlülükler içeren bir ceza hukuku tedbiridir. Uyuşturucu suçlarında denetimli serbestlik uygulamasının amacı ilk kez temin, kullanma veya bulundurma gibi uyuşturucu suçlarını işleyen kişileri doğrudan cezalandırmak yerine rehabilite etmek ve bu amaçla bir şans vermektir. Dolayısıyla bu uygulama devletin cezalandırıcı yargı kolu ile sosyal devlet anlayışı arasında kapsayıcı bir bağ oluşturmaktadır. Uyuşturucu kullanma ve temin suçlarını ilk kez işleyen kişiler açısından bu uygulama vatandaşların bu ilk suçları nedeniyle hapse girmesinin önüne geçip buun yerine bu suçların yeniden işlenmemesi için bir eğitim ve/veya tedavi programı sunmak ve ayrıca ceza infaz sisteminin yükünü azaltmaktadır.
Denetimli serbestlik sürecinde kişi cezaevinin kriminalize etkisinden uzak, rehabilitasyon odaklı yaklaşımla daha rahat bir bağımlılıkla mücadele süreci geçirmektedir. Süreç sonunda kişinin sabıka kaydının temiz kalması da bağımlılıkla mücadele ve sosyal hayata adapte olma yönünde büyük bir motivasyon sağlamaktadır.
1. Denetimli Serbestlik Süreci
Türk Ceza Kanunu 191. maddesinde kullanmak amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişilere yönelik cezai yaptırımları düzenlemektedir. 7242 sayılı Kanun ile 1 Temmuz 2020 tarihinde yürürlüğe giren değişikliklerle birlikte, bu suç için öngörülen ceza alt sınırı 1 yıldan 2 yıla, üst sınırı ise 2 yıldan 5 yıla yükseltilmiştir.
Cezai yaptırımın artmasıyla devlet uyuşturucu ve uyarısı madde kullanımına karşı sert bir duruş sergilerken, ilk kez bu suçu işleyen kişilere alternatif bir yol getirerek cezalandırma yerine rehabilitasyona yönlendirmiştir. Bu alternatif yol, denetimli serbestlik uygulamasıdır. Bu uygulama kamu davasının derhal açılmasını değil, kamu davasının açılmasının ertelenmesini esas alarak klasik ceza yargılaması sisteminden uzaklaşmış, suçu işleyen kişiyi denetim altında topluma kazandırmayı amaçlamıştır.
2. Kamu Davasının Ertelenmesi
Bu suçu ilk kez işleyen kişiler hakkında suç fiilinin işlendiğine yönelik yeterli kanıt bulunsa dahi, eğer kişi daha önce aynı suçtan soruşturma veya kovuşturma geçirmemişse savcılığa ifadesini verdikten sonra savcı iddianame düzenlemek yerine kamu davasının ertelenmesine karar verir. Yani bir bakıma dosya rafa kaldırılır, kişi hakkında yargısal işlemler başlatılmaz.
Devlet, bu yöntemle ilk kez bu suça sürüklenen bireylere ciddi bir hukuki hak tanımakta ancak bu hakkın korunmasını da tamamen bireyin sorumluluğuna bırakmaktadır. Sorumluluklarının bilincinde olan birey için bu hak kalıcı bir etki bırakarak kendini düzeltmesini sağlayacaktır.
2.1 Davanın Ertelenmesi Şartları
Kamu davasının ertelenebilmesi için şüphelinin daha önce aynı suçtan dolayı soruşturma veya kovuşturma geçirmemiş olması, kullanılan maddenin niteliği ile miktarının kişisel kullanıma uygun olması ve şüphelinin denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmayı kabul etmesi şartları vardır ve bu 3 şart aynı anda gerçeklemelidir. Bu şartların gerçekleşmesi durumunda suçu işleyen kişi talepte bulunmasa dahi savcı resen erteleme kararı verebilir.
2.2 Denetimli Serbestlik Kararına İtiraz
Belirtmek isteriz ki erteleme ve denetimli serbestlik kararlarına itiraz yolu açıktır ve hakkında deneimli serbestlik kararı verilen kişi eğer madde temin etmemiş, kullanmamış ve bulundurmamış ise kişinin bu kararlara itiraz edebilir. Kişi, kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde kararı veren cumhuriyet savcısının bağlı olduğu ağır ceza mahkemesine itirazını yapabilir. Bu itiraz mahkeme tarafından dosya üzerinden incelenerek kabul veya red kararı verilir. İtirazın kabulü halinde karar kaldırılır ve soruşturma normal seyrinde devam eder, reddi halinde ise erteleme kararı kesinleşir. Ancak çoğu zaman kişiler itiraz yerine haklarını denetimli serbestlikten yana kullanmaktadır.
3. Denetimli Serbestlik Yükümlülükleri
Denetimli serbestlik kapsamına giren kişilere sistemin amacına uygun olarak topluma yeniden uyum sağlaması ve madde bağımlılığından kurtulması için çeşitli yükümlülükler belirlenmiştir. Bu yükümlülüklerin 5 sene boyunca yerine getirilmesi, erteleme kararının başarıyla sonuçlanmasını sağlayacaktır. Denetim süreci boyunca bu yükümlülüklerden herhangi birine bilinçli bir şekilde uyumsuzluk göstererek toplantı ve programlara mazeretsiz katılım sağlamamak, yeniden aynı veya benzer suçun işlenmesi gibi eylemler ihlal sayılarak denetim sürecini sona erdirir. Bu bağlamda rafa kaldırılan dosya işleme alınmak üzere aktif hale gelir ve erteleme kararı verilen kamu davası açılır.
3.1 Denetimli Serbestlik Süresi
Kamu davasının ertelenmesin kararının ardından kişi uyuşturucu kullanma suçlarında belirlenmiş olan 5 yıllık denetim sürecine girer. Bu süre, kamu davasının ertelenmesi kararının kesinleşmesiyle başlayarak kesintisiz bir şekilde devam eder.
3.2 Benzer Nitelikte Suç İşlememek
Denetim süresinin tamamında kişinin uyuşturucu madde kullanma, bulundurma veya temin etme gibi benzer nitelikteki suçları işlememesi birincil yükümlüğüdür. Eğer 5 yıllık denetim süresi içinde benzer bir uyuşturucu suçu işlenirse denetimli serbestlik kararı kaldırılacak ve denetimli serbestliği ihlal nedeniyle daha önce erteleme kararı verilen kamu davası açılacaktır.
3.3 Tedavi ve Eğitim Programlarına Katılım
Denetimli serbestlik uygulamasının ana amacının kişinin rehabilite ile topluma kazandırılması olması nedeniyle sürecin en kritik adımı kişinin Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılmasıdır. Bu programlar kişileri bağımlılıkla mücadele, maddenin zararları gibi konularda eğiten; sosyal uyum ve psikolojik destek gibi konularda bilgilendiren ve gerektiğinde rehabilitasyon amaçlı eğitimlerden oluşmaktadır. Eğitim programı her denetimli serbestlik dosyasında uygulanmaktadır ancak tedavi programı ise yalnızca bağımlı olduğu sağlık raporu ile belirlenen kişilere uygulanmaktadır. Dolayısıyla denetimli serbestliğin başında şüpheli sağlık testine tabi tutulup bağımlı olup olmadığı tespit edilmekte ve bağımlı olanlara tedavi programı verilmektedir.
Tedavi ve eğitim programları Denetimli Serbestlik Başkanlığı‘na bağlı olan denetimli serbestlik müdürlükleri tarafından organize edilerek kişilere katılacağı oturumlar için randevu verilir ve her randevuya katılım durumu imza ile kaydedilir. Oturumlardaki toplantılara katılım zorunludur ancak kişiye sınırsız bir devamsızlık hakkı verilmemekle birlikte sağlık sorunları, iş ve çalışma hayatı yükümlülükleri gibi haklı mazeretlerin varlığının uygun şekilde belgelendirilmesi mazeret olarak kabul edilebilmektedir.
Kanunda belirli bir devamsızlık sayısı açıkça belirtilmese de uygulamada genellikle iki veya üç mazeretsiz devamsızlık sonrası tutanak tutulmaktadır. Genellikle ilk devamsızlıkta Denetimli Serbestlik Müdürlükleri, kişiyle iletişime geçerek devamsızlığın nedenini sorgular ve uyarı yapar. Ancak mazeretsiz devamsızlıkların tekrarlanması durumunda, müdürlük tarafından bir tutanak düzenlenir ve savcılığa gönderilir. Bu yükümlülük ihlalinin bilinçli bir şekilde yapıldığının tespiti halinde rafa kaldırılan dosya aktif hale getirilerek kamu davası açılabilir.
3.4 Periyodik Madde Kullanım Testleri
Denetim süresi boyunca kişiye madde kullanıp kullanmadığını somut tespiti için belirli periyotlarla madde testi uygulanır. Testlerin sıklığı ve yöntemi, kişinin durumuna ve denetimli serbestlik biriminin değerlendirmesine göre değişiklik gösterse de genel kanı 6 aylık periyotlarla testlerin yapılması yönündedir. Bu testler Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından belirlenen sağlık kuruluşlarında yapılır. Test sonuçları negatif çıktığında denetimli serbestlik süreci normal seyrine devam eder. Ancak test sonucunun pozitif çıkması denetimli serbestlik yükümlülüğünün ihlali olarak değerlendirileceğinden bu durum savcılığa bildirilir. Kişiler, test sonuçlarının yanlış olduğu kanaatiyle itiraz ederek ek test talep hakkına da sahiptir.
4. Denetimli Serbestliğin İhlali
Kişinin belirlenen 5 yıl içinde tekrar uyuşturucu kullanması, bulundurması veya temin etmesi durumunda daha önce verilen erteleme kararı da iptal edilerek rafa kaldırılan dosya yeniden işleme alınacaktır. Buna ek olarak tedavi veya eğitim programlarına katılma ve periyodik testleri yaptırmama gibi ihlal durumlarında da denetimli serbestlik kararı iptal edilecek ve ertelenen kamu davası açılacaktır. Ancak belirtelim ki ihlal durumunda yalnızca erteleme kararı verilen ilk dosya açılacak ancak ikinci kez uyuşturucu madde yakalatma nedeniyle ayrı bir ceza davası açılmayacaktır. Nitekim ikinci kez madde yakalatma durumu başlı başına bir suç olarak değil denetimli serbestliğin ihlali olarak değerlendirilmektedir.
5. Denetim Sürecinin Sona Ermesi
Denetim süresi olan 5 yıl boyunca kişi, belirlenen yükümlülüklere uygun davranarak benzer bir suç işlemez, programlara katılır ve testlerde olumsuz bir duruma rastlanmazsa daha önce rafa kaldırılan dosya için Cumhuriyet savcısı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar yani takipsizlik kararı verilir. Takipsizlik kararı ile kişinin sabıka kaydına uyuşturucu kullanma suçu ile ilgili bir not düşülmez, yani sicili temiz kalır. Denetimli serbestlik uygulamasının ödül mekanizmasının işleyişi tam olarak budur; kişi 5 yıl boyunca kendisine verilen ikinci şansı doğru değerlendirmesiyle devlet tarafından sicil kaydı temiz kalarak ödüllendirilir. Bu sayede birey hem topluma sağlıklı bir biçimde kazandırılırken adli sicilinin temiz kalmasıyla geleceği gölge altına girmemiş olur.
6. Denetimli Serbestliğe Yönelik Eleştiriler
Denetimli serbestlik sürecinin 5 yıl olması genel olarak çok uzun olarak değerlendirilmekte ve kişiler üzerinde uzun süreli büyük bir baskı oluşturmaktadır. İkincisi denetimli serbestlik müdürlüklerinin iş yükünün fazlalığı nedeniyle toplantıların verimli geçmeyerek kişilere yeterli ilgi gösterilmediği yönünde eleştiriler de mevcuttur. Sistemin daha etkili hala gelebilmesi için bazı iyileştirmelerin yapılması şart haline gelmiştir. Bu iyileştirmeler arasında denetimli serbestlik müdürlüklerinin kapasitelerinin artırılması, eğitim programlarının içeriğinin zenginleştirilmesi, madde testlerinin daha güvenilir metotlarla yapılması ve devamsızlık durumlarında daha esnek yaklaşımların benimsenmesi gibi sağlanacak değişiklikler hem kişilerin bireysel tedavileri hem de toplumun refahı açısından fayda sağlayacaktır.



