+90-212-706-1111     |     Trump Towers 2606 Mecidiyeköy - İstanbul

boşanma sözleşmesi

Boşanma Sözleşmesi

Türk aile hukukuna göre, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılan açılan boşanma davalarının en hızlı sonuçlanan ve tarafları en az yıpratan yol, anlaşmalı boşanmadır. Boşanma sözleşmesi anlaşmalı boşanma davasında eşlerin boşanmanın sonuçlarına ilişkin belirli konularda yaptığı yazılı anlaşmadır. Ayrıca boşanma protokolü de denilen bu anlaşmalara konu olabilecek hükümler sınırlıdır. Eşler sadece velayet, çocuklarla kişisel iletişim, nafaka, tazminat ve diğer finansal konularda boşanma sözleşmesi yapabilmektedir. Evlilik sözleşmesinin kapsamı dar olduğundan bu sayılanlar dışında nadir de olsa soyadı kullanımı gibi bazı istisnai konularda da sözleşmeye hükümler konulabilmektedir. Bu tür sözleşmelerin en temel özelliği geçerli olabilmeleri için hakim onayının şart olmasıdır. Dolayısıyla boşanma sözleşmeleri yalnızca hakim tarafından onaylanarak boşanma kararına konu olduğu takdirde uygulanabilir hale gelmektedir.

Bu itibarla hakimin onayından geçmemiş ve boşanma kararına yansımamış bir boşanma protokolünün icra edilme şansı yoktur. Ayrıca boşanma sözleşmelerindeki kamu politikasıyla bağlantılı konulara ilişkin sözleşme maddeleri hakimi bağlamaz. Özellikle velayet, kişisel iletişim ve nafaka miktarı gibi konularda hakim sözleşme maddelerini uygun bulmayabilir ve onaylamayabilir. Bu durumda tarafların sözleşmeyi gözden geçirip yeniden düzenlemesi gerekecektir. En nihayetinde boşanma sözleşmeleri, yalnızca bir davanın bitişi değil; tarafların ve varsa çocuklarının huzurlu ve güvenli şekilde yaşayacakları yeni hayatlarının temelidir ve en doğru şekilde hazırlanmalıdır.

1. Boşanma Sözleşmesinde Nelere Dikkat Edilmeli?

Boşanma sözleşmeleri yalnızca boşanmayı kolaylaştıran ve bugünü etkileyen sözleşmeler değil; son derece hassas ve kritik hukuki metinlerdir. Boşanma sonrası belirleyici olan maddi ve manevi tazminat, ziynet eşyaların devri, mal rejimi tasfiyesi, nafaka ve velayet gibi hususlar sözleşme üzerinde şüphe bırakmayacak şekilde netliğe kavuşmalıdır. Zira bu sözleşmeler hakim onayından geçip mahkeme kararına yansıdığında artık taraflar için bağlayıcı olurlar ve sözleşme hükümlerinin sonradan değiştirilmesi mümkün olmayacağı gibi sözleşmeye bağlı olarak kurulan velayet ve nafaka gibi hakların sonradan değiştirilmesi de ancak yeni bir mahkeme kararıyla mümkün olabilir ve bu da çok zor bir yoldur.

Uygulamada, boşanma avukatına danışmaya gerek duymadan, bir an önce boşanmak istedikleri durumlarda sıkça karşılaştığımız birkaç kritik hata bulunmaktadır. Bunların başında, boşanma sözleşmeleri maddelerinde ucu açık ifade kullanımı gelmektedir. Örneğin, nafakaya ilişkin tutar belirlemek yerine ‘’makul bir miktarda nafaka ödenecektir’’ şeklinde bir madde, hukuk dili belirliliğinden uzaktır ve protokolün infaz kabiliyetini zedelemektedir. Ardından tarafların mal rejimi tasfiyesi ile boşanma protokolünü karıştırması gelmektedir. Mal rejimi tasfiyesi, boşanma davasının eki olmayan, kendine has işleyişi olan bir konu iken tarafların boşanma protokolüne tarafların birbirlerinden mal rejimine ilişkin talebi olmadığına dair bir söylemi, ileride büyük hatalara sebebiyet verebilmektedir.

1.1. Sözleşme Avukata Hazırlatılmalıdır

Hukuki dil, toplumun günlük kullanım dilinden farklı olarak teknik terimlere ve usul kurallarına tabiidir. Bu bakımlardan tarafların sözleşmeye yapmadan önce mutlaka uzman bir boşanma avukatından destek alması ve sözleşmeyi bir avukata yazdırmasını tavsiye ederiz. Zira bir kelimenin dahi yanlış yazılımı veya kullanımı, taraflar açısından farkında olmadan bir hak kaybına sebebiyet verebilir.

1.2. Boşanma Sözleşmesi Kanuna Uygun Olmalıdır

İkincisi boşanma sözleşmesinin sıradan bir sözleşme olmadığı, hukuka ve usule uygun şekilde hazırlanmasının kanunen zorunlu olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Anlaşmalı boşanma protokolünde yer alan her madde Türk Borçlar Hukuku uyarınca genel ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına uygun olmalıdır. Aksi halde, sözleşme tamamen geçersiz sayılacaktır. Nitekim evlilik sözleşmesinin kanuna uygun olmaması durumunda hakim sözleşmeyi kabul etmeyebilir ve bu da boşanma sürecinin uzamasına neden olabilir. Hakimin tek bir maddeyi bile reddetmesi durumunda, taraflar söz konusu madde için mutabık kalamazsa davanın çekişmeli boşanma davasına evrilmesi dahi mümkün olabilir, bu da süreci uzattığı gibi tarafları da hesap edilenden fazla yoracaktır. Bu nedenden dolayı da sözleşmenin uzman bir avukat tarafından hazırlanması veya bu konuda tecrübeli bir avukattan hukuki danışmanlık desteği alındıktan sonra sözleşme yapılması uygun olacaktır.

1.3. Sonuçları Tartıldıktan Sonra Sözleşme İmzalanmalıdır

Üçüncüsü eşler boşanmanın neden olduğu stres nedeniyle soğukkanlılıktan ve makuliyetten uzaklaşmadan sözleşme maddelerini çok iyi tarttıktan sonra imza atmalıdır. Çünkü boşanma davası süreci, taraflar için bazen aksi iddia edilse de mantıklı karar vermelerini zorlaştıracak psikolojik çöküntüyü de beraberinde getirmektedir. Boşanma stresiyle ve bir an önce boşanma telaşı içinde her maddeye “tamam” diyen eşlerin sonradan pişman olma olasılığı yüksektir. Hakim onayı ile kesinleşen hukuki sonuçları hata, hile veya korkutma iddialarıyla bozmak dahi oldukça zordur. Örneğin sırf boşanma bir an önce olsun bitsin diye fazla düşünmeden yüksek bir nafaka miktarına evet diyen bir eş ödediği yüksek nafakalar nedeniyle yeni bir evlilik yapıp yuva kurmakta zorlanabilmektedir. Kişiler, nafaka ile ekonomik gücünü zorlayacak yükümlülük altına girmeden önce yalnızca bugünü değil, kendi ve de ileride kurabileceği olası ailesinin geleceğini düşünmezse mağduriyet yaşayabilmektedir. Nitekim ikinci evliliğini yapan bazı erkeklerin önceki eşlerine ödediği yüksek nafakalar yeni eşlerini rahatsız edebilmekte ve ikinci evliliğin de huzurunu kaçırabilmektedir. Bu durum, toplumsal tartışma yaratan ‘’süresiz nafaka’’ konusunun da temelini oluşturmaktadır.

2. Enflasyona Karşı Koruyucu Maddeler

Boşanma konulu sözleşmelerle ilgili akla gelen bir soru da sözleşmeye enflasyona karşı koruyucu ne tür maddeler eklenebileceği sorusudur. Türkiye açısından değerlendirme yapıldığında, ekonomik dalgalanmaların yoğun yaşanması nedeniyle Türk Lirası üzerinden sabit bir şekilde belirlenen rakamların zaman içerisinde değerini koruyabilmesi pek mümkün değildir. 2026 yılı itibariyle yıllık enflasyon karşısında boşanma sözleşmesine TL cinsi para miktarı yazmak mantıklı olmayacaktır. Özellikle iştirak nafakası, müşterek çocuğun yetişkinliğine kadar devam edeceğinden, ilerleyen yıllarda paranın satın alma gücü korunacak şekilde belirlenmelidir. Zira yüksek enflasyon ortamında boşanma protokolünün yapıldığı tarihteki rakamlar yıllar içinde eriyecektir. Aksi takdirde, hak sahibinin her yıl nafaka artırım davası açmak zorunda kalabilir ki bu da ek yargılama giderleri ile zaman kaybına yol açacaktır. Parasal hükümlere ilişkin bu tür sözleşme maddelerinde özellikle nafakada enflasyona karşı hukuki açıdan nasıl önlem alınabilir? Öncelikle ifade edelim bu tür evlilik sözleşmeleri 85 nolu Cumhurbaşkanlığı Kararı kapsamına girmediği için döviz cinsinden yapılabilir. Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda yapılan değişiklikler, aile hukukundan doğan bu tür yükümlülükleri kapsamamaktadır. Dolayısıyla taraflar nafaka miktarını döviz olarak veya döviz karşılığı TL olarak belirleyebilir. Bunda hukuki bir sakınca yoktur.
Bunun dışında boşanma sözleşmesinde yer alacak nafaka rakamları için asgari ücrete veya altına yapılacak atıfla da bu sorun aşılabilir. Örneğin: “boşanmanın kesinleştiği tarihten itibaren 3 yıl boyunca her ayın ilk üç günü içinde güncel asgari ücretin yarısı kadar nafaka ödeyecektir” veya “boşanmanın kesinleştiği tarihten itibaren 1 yıl boyunca her ayın ilk üç günü içinde 2 cumhuriyet altınının ödeme tarihindeki değeri karşılığı nafaka ödeyecektir” veya “Zinanın bir mahkeme kararı ile sabit olması durumunda zina yapan eş, diğer eşe mahkeme ilamının kesinleştiği tarihten itibaren 30 gün içinde güncel asgari ücretin 10 katı tutarında tazminat (cezai şart) ödeyecektir” gibi maddeler enflasyon karşısında koruma sağlayacaktır. Bu tür enflasyondan koruyucu maddeler içeren bir boşanma sözleşmesi yaptırmak için uzman avukattan destek alınması yıllar içinde oluşacak büyük maddi kayıpların önüne geçilmesini sağlayacaktır.

Yorum Yaz