+90-212-706-1111     |     Trump Towers 2606 Mecidiyeköy - İstanbul

uluslararası çocuk kaçırma

Uluslararası Çocuk Kaçırma

Farklı ülke vatandaşları arasındaki evliliklerin artmasıyla birlikte uluslararası çocuk kaçırma olayları da artmıştır. Farklı vatandaşlığa tabi evli çiftler arasında uyuşmazlık çıktığında taraflardan biri müşterek çocuğu kendi ülkesine götürebilmektedir. Hatta bazen çocukların ebeyenlerinden biri tarafından üçüncü ülkelere de kaçırıldığı gözlemlenmektedir. Yurt dışına kaçırılan çocukların yararını korumak adına çeşitli uluslararası sözleşmeler mevcuttur. Türkiye’nin dahil olduğu pek çok ülke bu tür uluslararası düzenlemelere taraftır. Bu sözleşmelerden birincisi “Çocukların Velayetine İlişkin Kararların Tanınması ve Tenfizi ile Çocukların Velayetinin İadesine İlişkin Avrupa Sözleşmesi”dir. Bir diğer sözleşme ise Çocukların Kaçırılmasına Dair Lahey Sözleşmesidir. Bu uluslararası hukuki düzenlemeler, çocuğun iadesi için velinin yapacağı hukuki işlemlerde yol göstermektedir.

Bu iki sözleşme de çocukların, velayet hakkı kötüye kullanılarak ülkede dışına çıkartılmasına önleme amacı taşımaktadır. Çocuğun, bu sözleşmelere aykırı şekilde veya çocuğun menfaatine ters biçimde ülke değiştirmesi halinde bu sözleşmeler çerçevesinde yasal işlemler yapılabilecektir. Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi’nin uygulanmasında Türkiye’deki merkezi makam görevi Adalet Bakanlığı’ndadır. Bakanlığa bağlı DIABGM (Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü) spesifik olarak bu görevi yürütmektedir. Ancak bakanlık bu görevi doğrudan değil başsavcılıklar aracılığı ile yerine getirmektedir.

Çocuk Kaçırmaya Dair Lahey Sözleşmesi

Küçüklerin Korunmasına Dair Lahey Sözleşmesi gereği, çocukların korunmasına ilişkin yerel mahkemelerce alınan tedbirler merkezi makamlara bildirilmektedir. Mahkeme kararları Türkiye’deki merkezi makam olan Adalet Bakanlığı’na bağlı DIABGM’ye bildirilecektir.  Sözleşmenin ilgili maddeleri uyarınca, kişisel iletişim kurma hakkına ilişkin talepler de, çocuğun geri dönüşüne ilişkin talepler ile aynı usul ve şekilde yapılabilmektedir. 5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanun, söz konusu Lahey Sözleşmesinin uygulanmasını ilişkin ayrıntıları düzenlemektedir.

Çocuk Kaçırma Kapsamına Giren Durumlar

Velayeti sadece kendisine verilen bir anne veya baba, çocuğuyla yurt dışına gidebilir. Bunda hukuken bir sorun yoktur. Zira velayet hakkı sadece çocukla yurt dışına giden anne ya da babaya aittir. Ancak devam eden bir evlilikte velayet, anne/baba tarafından ortak kullanıldığından bu kararı beraber almalıdırlar. Anne veya babadan biri, diğerinden habersiz şekilde çocukla yurt dışına giderse amaca bakılmalıdır. Eğer çocuk geçici olarak yurt dışına götürülmüşse ve diğer ebeveynle çocuğun ilişkisini kesme bir gaye yoksa kaçırma fiilinden söz edemeyiz. Bir ebeveynin çocukla başka ülkeyi gitmesinin Lahey Sözleşmesi kapsamına girmesi için öncelikle bir ebeveynin, diğer ebeveynin izni olmadan gerekir. İkinci olarak çocukla başka ülkeye gtme amacının diğer ebeveynle çocuğun iletişimini kesme amacı taşıması gerekir. Bu iki şartın gerçekleşmesi şartıyla aşağıdaki durumlar çocuk kaçırma kapsamındadır.

  • Ortak velayet devam ediyorken anne veya babanın çocuğu başka ülkeye götürmesi.
  • Boşanma davası devam ediyorken, geçici velayetin verilmediği ebeveynin çocuğu yurt dışına götürmesi.
  • Boşanma davası sonrası velayet hakkı kendisine verilmeyen anne veya babanın çocuğu yurt dışına çıkartması.
Çocuğun Annesi Tarafından Yurt Dışına Kaçırılması

Eğer anne, babadan habersiz şekilde ve babanın rızası olmadan çocuğu babaya göstermemek amacıyla çocuğu başka ülkeye götürmüşse, bu kesin bir hukuka aykırılık teşkil eder. Uygulamada genelde çocukların kendi anneleri tarafından babadan kaçırıldığı olaylar daha yaygındır. Bu şekilde izni olmadan velisi olduğu çocuğun kaçırılması durumunda velayet sahibi baba yasal işlem başlatmalıdır.

Çocuğun Baba Tarafından Başka Ülkeye Götürülmesi

Aynı şekilde baba, annenin devam eden velayet ilişkisine rağmen çocuğu izinsiz başka ülkeye götürürse velayet hakkı suistimal edilmiş olacaktır. Eğer kısa bir gezi söz konusu ise hukuka aykırılıktan söz etmek mümkün değildir. Ancak çocukla yurt dışında beraber gitmenin amacı çocuğu anneye göstermemek ise velayet hakkının kötüye kullanılması söz konusudur. Çünkü hiçbir veli, velayet hak ve yetkilerini diğer velinin hak ve yetkilerini kısıtlamak için kullanamaz.

Kaçırılan Çocuğun İadesi Davası

Velayet hakkına sahip olduğu çocuğun yurt dışına götürülmesi durumunda kişi bizzat merkezi makama başvurabilir. Ayrıca kişiler, avukatları aracılığıyla çocuğun ikametgahındaki merkezi makamlara başvurabilecektir. Buna ek olarak çocuğun götürüldüğü veya alıkonulduğu sözleşme tarafı devletin merkezi makamına başvuru yapabilir. Çocuğun iadesine ilişkin hukuk talepler çok sayıda detay ihtiva etmelidir. Talepte bulunan ebeveynin, çocuğun, ve çocuğu götüren kişinin kimlik bilgileri ilişkin bilgileri gereklidir. Ayrıca çocuğun doğum tarihi, pasaport bilgileri ve bulunduğu yer bilgileri de gerekli olacaktır. Bunun dışında çocuğun iadesine ilişkin başvurunun hukuki dayanak ve esasları başvurunun en önemli kısmı olacaktır. Çocuğun iadesine ilişkin başvuru bir avukatla vekaleten yapılabilir. Bu durumda başvuru yapılan merkezi makama vekaletname ve yetkilendirme belgesi de sunulacaktır.

Bir çocuğun, ikamet ettiği ülkeden başka ülkeye kaçırılması durumunda yasal işlemler çocuğun kaçırılmadan önce ikamet ettiği ülkede başlatılmalıdır. Velayet hakkı ihlal edilerek çocuğu başka ülkeye kaçırılan kişi bu anlamda hukuki işlemlere Türkiye’de başlamalıdır. Ayrıca, çocuğun götürüldüğü ülke biliniyorsa o ülkede de yasal işlem başlatmak süreci hızlandıracak ve faydalı olacaktır.

Avukat Desteği

Çocuk Kaçırmalarına İlişkin Lahey Sözleşmesinin öngördüğü hukuki süreçler son derece özel ve tekniktir. Şunu vurgulamak gerekir aile hukuku alanında çalışan her boşanma avukatı bu alanda uzman değildir. Bu itibarla uluslararası çocuk kaçırma dosyalar konusunda tecrübeli bir avukatla çalışmak gerekmektedir. Ancak avukatın sadece yurtdışına çocuk kaçırma dosyalarında uzman olması yetmemektedir. Yurt dışındaki başvuruların yapılması ve uluslararası hukuki işlemlerin yürütülmesi açısından hukuk İngilizcesine hakim bir avukatla çalışmak uygun olacaktır. Çocuğu diğer ebeyen tarafından kaçırılan mağdur, şahsen veya bu alanda uzman bir avukatla dava açmalıdır. Bu tür davalar, diğer davalara nazan hızlı usulde görülmektedir ve adli tatilden etkilenmemektedir. Çocuğun iadesine ilişkin dava dışında, tekrar benzer bir durumun tekrarlanmaması adına velayetin değiştirilmesi davası açılabilir. Bu durumda velayet davası ve velayetin değiştirilmesi gündeme gelebilir. Çocuğun yurt dışına kaçırılmasıyla ilgili olan hukuki meseleler oldukça spesifik konulardır. Bu hukuki süreçlere hakim olan bir avukat çocuğun iadesi ve menfaatlerinin korunması adına işlem yapabilecektir.

Yorum Yaz

error: Kopya koruması engeli!