+90-212-706-1111     |     Trump Towers 2606 Mecidiyeköy - İstanbul

evlilik sözleşmesinin kapsamı

Evlilik Sözleşmesi

Evlilik sözleşmeleri Medeni Kanun’a göre Türkiye’de yalnızca mal rejimi türlerine ilişkin yapılabilmektedir. Nitekim bu nedenle evlilik sözleşmesi için genelde mal rejimi sözleşmesi terimi kullanılmaktadır. Bu tür sözleşmelerin kapsamı yalnızca mal rejimiyle sınırlı olduğundan eşlerin mal rejiminden başka hiçbir konuda sözleşme yapamamaktadır. Nitekim böyle bir sözleşme yapılsa da yasaya aykırı olacağı için hukuken geçerli olmuyor. Oysa pek çok ülkede eşler henüz evlenmeden önce evlilik sözleşme ile sadece mal rejimi konularında değil, nafaka, tazminat ve miras gibi konularda dahi evlilik sözleşme yapabiliyor. Örneğin ABD’de eşler boşanma halinde kimin ne kadar nafaka ödeyeceğine, hata zina durumunda zina yapan eşin diğer eşe ne kadar tazminat ödeyeceğine dair sözleşme yapabilmektedir. ABD’de eşler bu tür evlilik sözleşmeleriyle birbirlerinden nafaka ve tazminat istemeyeceklerine dair maddeler de koyabilmektedir.
Türkiye’deki boşanma eşler sadece sınırlı bir kapsama sahip boşanma protokolü yapabilmekte ve bunlar sadece anlaşmalı boşanma davası durumunda kullanılabilmektedir. Dolayısıyla eşlerin çekişmeli boşanma sürecini yönetecek bir sözleşme yapmaları mümkün değildir. Oysa evlilik öncesi sözleşmeler ABD’de çekişmeli boşanma davası türlerinde de uygulanmakta ve mahkemeler bariz adaletsiz olmadığı sürece eşlerin kendi aralarında yaptıkları bu tür sözleşmeleri karalarına yansımaktadırlar. Üstelik ABD’de çekişmeli boşanma davalarında dahi boşanma sözleşmesi ile taraflar belirli hususları kendi aralarında anlaşmaya bağlayabilmektedir.

1. Evlilik Sözleşmesinin Hazırlanma Süreci

Evlilik sözleşmesinin yapılması kesin bir zamana bağlanmadığından; evlenmeden önce, evlenirken veya evlendikten sonra yapılabilmektedir. Ancak çiftlerin evlilik tarihlerinden birkaç ay önce sözleşme hazırlıklarına başlaması ve tamamlaması, iki tarafın da maddeleri telaşa kapılmadan inceleyebilmesine olanak sağlayarak ileride yaşanabilecek sıkıntıların önüne geçecektir. Acele bir şekilde hazırlanan sözleşmeler, ileride bir tarafın baskı altında imzaladığı şeklinde gerekçelendirilerek sözleşme iptalini gündeme getirebilir.

Herhangi bir zaman diliminde hazırlanacak sözleşme sürecinin ilk adımı, tarafların sözleşmeyi bir güvensizliğin aksine evliliklerini koruma aracı olarak görmesidir. Bu bakış açısıyla tarafların birbirlerine karşı açık olarak tüm maddeler üzerinde ortak kararlarını belirtmesi daha kolay olacaktır. Bu sürece uzman bir boşanma avukatının dahil edilmesi de olası hakların korunarak risklerin önüne geçebilmenin de sağlıklı yoludur.

Hangi mal rejiminin seçileceği tarafların ekonomik durumlarına, mesleklerine, gelecek planlarına ve beklentilerine göre değişiklik gösterecektir. Dolayısıyla her iki tarafın da mal varlığı beyanlarının ardından hazırlanan taslak sözleşme yine her iki taraf için de uygunsa noter huzurundaki imza işleminden sonra sözleşme yürürlüğe girer. Evlilik öncesi yapılan sözleşmeler ise, evlilik gerçekleştikten sonra yürürlüğe girer.

2. Evlilik Sözleşmesinin İçeriği

Türk hukuk sisteminde sözleşme serbestisi ilkesi mevcut olduğu halde maalesef bu serbesti Medeni Kanun kapsamındaki evlilik bağlantılı sözleşmelerde uygulanmamaktadır. Malum olduğu üzere Türkiye’de sınırsız ve ölçüsüz nafaka düzenlemesi uzun yıllardır haklı olarak eleştirilmektedir ve 2024 yılı itibariyle hala bu durumu düzeltecek bir yasal değişiklik yapılmamıştır. Eğer vatandaşlara evlilik öncesi sözleşme ile eşlerin nafaka ve tazminat haklarını düzenleme, yani nafakanın ve tazminatın miktarını ve süresini belirleme hakkı ile ve bu haklardan vazgeçme hakkı tanınmış olsaydı bu sınırsız ve ölçüsüz nafaka düzenlemesinin olumsuz etkileri bu kadar fazla olmazdı. Ayrıca yasal bir değişiklikle bu tür evlilik sözleşmelerine eşlerin zinaya dair cezai şart koyma hakkı tanınırsa ve eşler zina yapan eşin ayrıca bir mahkeme kararına gerek kalmaksızın tazminat ödemesi imkanı verilirse bunun da zinayı caydırıcı bir etkisi olacaktır.
Ülkemizde boşanma davalarında tazminat miktarına hakim karar vermekte ancak bunun için kapsamlı bir maddi durum araştırması yapılmamaktadır. Yüzeysel bir maddi durum araştırmasının ardından hakim kendi takdirine göre nafaka ve tazminat miktarını belirlemektedir. Evlilik sözleşmesi konusunda serbesti sağlayan bir yasal düzenleme yapılırsa eşler çekişmeli boşanma halinde da nafaka ve tazminat miktarına belirleme hakkı elde edecektir. Nitekim nafaka ve tazminat gibi finansal boyutlu konuları, birbirini tanıyan bilen eşler tarafları, onları hiç tanımayan bir hakime göre kendi aralarında daha adilane ve hakkaniyetli şekilde belirleyecektir.

3. Sözleşmeye Konulabilecek Maddeler

Türkiye’de evlilik sözleşmeleri geçerlilik şartı olarak yalnızca noterlerde yapılmaktadır ancak hakim onayı gerekmemektedir. Evlilik sözleşmesinden farklı olarak boşanma sözleşmesi ise noterde yapılmak zorunda değildir ancak hakim onayı gerekir. Noterde yapılan evlilik sözleşmeleri ise iki türlüdür. Birincisi önceden hazırlanmış formatta yani şablon olarak yapılabileceği gibi uzman bir avukat tarafından hazırlanıp ardından noterde onaylanabilmektedir. Avukat tarafından hazırlanacak onaylama şeklinde sözleşmeler daha esnektir ve eşlerin spesifik durumuna ve isteklerine göre özel olarak hazırlanır. Düzenleme şeklinde şablon sözleşmelerin ise tek bir kelimesinin dahi değiştirilmesi mümkün değildir. Eğer eşlerden birinin veya her ikisinin önemli bir mal varlığı mevcut ise hazır şablon düzenleme sözleşme yerine boşanma avukatı tarafından hazırlanmış ve sonradan noter tarafından onaylanacak kişiye özel bir sözleşme yapılması daha uygun olacaktır.

4. Sözleşmenin Şekli

Evlilik sözleşmesinin geçerli olabilmesi için noterde yapılması zorunludur. Ancak sözleşmenin düzenleme veya onaylama şeklinde yapılmasının hukuki geçerlilik bakımından hiçbir farkı yoktur zira her iki tür sözleşmede de noter onayı bulunmaktadır. İki sözleşme arasındaki en önemli fark birinin tüm sözleşme maddeleri şablon şeklindedir ve eşler sadece imza atar. Diğerinde ise sözleşmeyi bir avukat eşlerin özel durumuna göre hazırlanmaktadır.

5. Sözleşmenin Değiştirilmesi ve İptali

Evlilik sürecinde, evlilik öncesi veya evlilik içerisinde hazırlanan sözleşmeler değiştirilebilir ancak bu değişiklik de bazı şartlara tabiidir.

Evlilik sözleşmesi, tek taraflı olarak değiştirilemez, feshedilemez. Her iki tarafın da anlaşarak bu değişikliğe karar vermesi ve değişikliği de yine notere onaylatmaları gerekmektedir.

Şekil şartına uymayarak yazılı veya sözlü olarak yapılan anlaşma şeklindeki sözleşmeler, maddeleri yasaya, ahlaka, kişi haklarına veya kamu düzenine aykırılık içeren sözleşmeler, hukuken ya da fiilen imkânsız ve hayatın olağan akışına uymayan maddeler içeren sözleşmeler geçersizdir, yani hüküm doğurmaz.

Geçersiz sayılan haller dışında kalan ve başlangıçta geçerli olan bazı evlilik sözleşmeleri ise kanunda belirtilen haller dahilinde mahkeme kararıyla iptal edilebilir. Bu haller;

  • Taraflardan birinin, diğer tarafı korkutarak sözleşmeyi imzalatmasıyla,
  • Taraflardan birinin, diğer tarafı gerçeğe aykırı beyanlarla kandırarak sözleşmeyi imzalatmasıyla,
  • Taraflardan birinin, karşı taraftan maddi veya manevi şekilde orantısız bir şekilde yararlanmasıyla,
  • Taraflardan birinin, sözleşme hazırlanma sürecinde esaslı bir hataya düşmesiyle mahkeme kararıyla iptal konusunu gündeme getirir.

Bu durumlarda yetkili mahkeme, Aile Mahkemesi’dir. Dava süresince belgeler incelenir, gerekirse tanık dinlenebilir veya bilirkişi raporu alınabilir. Eğer mahkeme sözleşmeyi iptal ederse, sözleşme yapıldığı andan itibaren geçersiz sayılacaktır.

Boşanma durumlarında ise evlilik sözleşmesi sona ererek tasfiye işlemleri sözleşmede belirtilen rejimlere göre uygulanır.

6. Evlilik Sözleşmelerinde Özel Durumlar

Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşları ve farklı ülke vatandaşları arasındaki evliliklerde hangi ülke hukukunun geçerli olacağı konusu kompleks bir konudur. Her iki tarafın da Türk vatandaşı olup başka bir ülkede yaşamaları durumunda genellikle Türk Hukuku uygulanır fakat bazı ülkeler kendi hukuklarının geçerli olmasını şart koşabilir. Farklı ülke vatandaşları arasındaki sözleşmelerde ise genellikle evliliğin yapıldığı yer veya tarafların ortak yaşadıkları ülke hukuku uygulanır ancak taraflar da sözleşmelerinde hani ülkenin hukukunun uygulanmasını istediklerini belirtebilir. Bu tür özel durumlarda söz konusu ülkelerin alanlarında uzman avukatlarından destek alarak süreci yönlendirmek kritik önem taşır.

Yorum Yaz

error: Kopya koruması engeli!