202001.28
6
0

İddet Süresinde Hamilelik ve Doğum

İddet Süresinde Hamilelik

İddet süresinde hamilelik, boşanan kadının 300 günlük iddet mühleti içinde hamile kalması durumudur. İddet mühleti, boşanma kararının kesinleşmesi ile başlamakta ve 300 gün sürmektedir. Bu iddet süresi içinde hamile kalmak, kadın için bir takım hukuki problemlerin yaşanmasına neden olabilmektedir. Şöyle ki; Medeni Kanun düzenlemesine göre hamileliğin ve doğum gerçekleştiği zamana göre bir takım hukuki varsayımlar (karineler) kabul edilmiştir. Bu varsayımlar, aksi dava yolu ile ispatlanana dek geçerli kabul edilen hukuki durumlardır. Doğan çocukla ilgili karine şudur: “evlilik süresinde doğan çocuğun babası kocadır. Ayrıca evliliğin sona ermesinden sonraki 300 günlük süre içinde doğan çocuğun babası da yine önceki kocadır.” Eğer doğan çocukla ilgili bu karine geçerli değilse hukuki sıkıntılar bu noktada başlamaktadır. Zira, söz konusu karineyi çürütmek için dava açılması gerekmektedir. Bu konuda detaylı bilgi için İddet süresi ve iddetin kaldırılması başlıklı makalemiz incelenebilir.

iddet süresinde doğum

İddet Süresinde Doğum

İddet süresinde doğum, boşanan bazı kadınlar için ciddi hukuki problemler yaratan bir durumdur. Medeni Kanun’daki düzenleme gereği, boşanmadan sonraki 300 günlük iddet mühletinde doğan çocuğun babası boşanılan koca sayılmaktadır.  Bu itibarla, çocuğun biyolojik babası gerçekte farklı bir kişi dahi olsa, eğer çocuk iddet süresinde doğmuşsa otomatikman önceki kocanın nüfusuna kaydedilmektedir. Haliyle, iddet süresinde doğan ve başkasının nüfusuna yazılan çocuğun, gerçek biyolojik babasının nüfusuna geçmesi için dava açılması zorunlu olmaktadır.

Soybağının Reddi (Nesebin Reddi)

Eğer iddet süresinde doğan ve eski kocanın nüfusuna yazılan çocuğun gerçek babası eski koca değilse aşağıdaki alternatif hukuki çözüm dışında çocukla çocuğun nüfusuna yazıldığı baba arasında bir dava açılması ve çocuğun biyolojik babasının nüfusta adına yazıldığı kişi olmadığından ispatlanması gerekmektedir. İşte bu şekilde öz babası dışında başka bir kişinin nüfusuna yazılan çocuğun nüfustan düğümünün yapılması için açılan davaya soybağının reddi davası denilmektedir.

Alternatif Hukuki Çözüm

İddet süresinde doğum yapacak olan kadınlar bakımından Medeni Kanun’un öngördüğü sadece tek hukuki çözü yolu soybağının reddi davası davası açmaktır. Ancak başkasından hamile kalan kadının eski koca ile tekrar muhatap olması ve çocuk doğduktan sonra eski koca ile çocuk arasında nesep davasının görülmesi tahammülü gerçekten zor bir süreçtir. Üstelik bu tür nesebin reddi davaları DNA testlerinin yapıldığı ve uzun süren hukuki süreçlerdir. Aile hukuku konusunda uzman bir hukuk bürosu olarak bu durumdaki boşanan kadınlar için alternatif bir hukuki çözüm yolumuz bulunmaktadır. Hamile olup da çocuğunun doğum tarihi iddet süresin içine denk gelen kişiler bize başvururlarsa, eski koca ile dava süreci yaşamadan hatta eski koca ile hiç muhatap olmadan iddet süresi içinde doğan çocuğun gerçek babasının nüfusuna kaydedilmesini sağlayabiliyoruz. Bu alternatif çözüm yolumuz yalnızca hamile kadınlar için geçerli olup, iddet süresinde doğum yapan kadınlar için alternatif çözüm yolumuz geçerli değildir. İddet mühletinde doğum yapanlar için sadece klasik yöntem olan soybağının reddi davası konusunda yardımcı olabiliyoruz. Dolayısıyla alternatif çözüm yolumuz hamile olup henüz doğum yapmamış kadınlar için geçerlidir.

Av. İlker ATAMER

Bu sitedeki tüm makale ve yazılar Av. İlker ATAMER’e ait olup, sitedeki yazı ve içerikler aidiyet tescili bakımından e-imzalı zaman damgası ile kayıt altına alınmıştır. Sitedeki makale ve yazıların yazılı izin olmaksızın kısmen veya tamamen kopyalanması veya başka yerde yayınlanması durumda FSEK kapsamında hem hukuki hem cezai işlem yapılacaktır.

Soru veya yorum yazabilirsiniz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. *