201410.21 30

İddet Süresi ve İddetin Kaldırılması

iddet suresi

İddet Süresi

İddet süresi veya güncel Medeni Kanun’daki tanımlamaya göre “bekleme süresi” ya da halk arasındaki ismiyle “evlenme yasağı” boşanan kadının yeniden evlenmeden önce 300 gün (10 ay) beklemesine dair hukuki bir düzenlemedir. İddet süresi, İslam Hukuku’ndan sonra Mecelle’ye ardından da Medeni Kanun’a giren ve kadının boşandıktan sonra yeniden evlenmesi konusunda kısıtlama getiren bir kurumdur. İddet süresi İslam Hukuku” kaynaklı bir kurum olduğundan pek çok Batı ülkesinde benzeri uzunlukta evlenme yasağı bulunmamaktadır. Örneğin ABD’de birkaç eyalet dışında iddet süresine dair hukuki bir düzenleme yoktur. İddet süresine ilişkin düzenleme bulunan eyaletlerde ise bu süre 30 gün ile 180 arasındadır. Benzer şekilde Avrupa ülkelerinin pek çoğunda da iddet süresi yoktur.

Boşanmada iddet süresi

Medeni Kanun’a ve Türk Hukuk Sistemine göre, boşanan kadınlar için 300 gündür. Kanun iddet süresi içinde boşanan kadının bir başkasıyla evlenmesini yasakladığından bu süre içinde kadın bir başkasıyla evlenemez. İddet süresi ise boşanma kararı ile değil, boşanma kararının kesinleştiği tarihte başlar. İddet süresi sadece erkekler içindir ve boşanan erkek bakımından bir evlilik yasağı bulunmadığından boşanma kararının kesinleşmesi üzerine boşanan erkek hemen yeni bir evlilik yapabilir. Bu anlamda iddet süresinin anayasadaki kadın-erkek eşitliğini ihlal ettiğini söylemek mümkündür. Bu itibarla Aile Bakanlığı, iddet süresi gibi bana göre çağdışı ve gereksiz hale gelmiş bir hukuki düzenlemenin Medeni Kanun’dan çıkartılması için çalışma yaparsa uygun olur kanaatindeyim.

İddet süresinin hesabı

İddet süresinin başlangıcı, boşanma kararının verildiği tarih değil, boşanma kararının kesinleştiği tarihtir. Dolayısıyla iddet süresi hesaplama yaparken, boşanma tarihinin kesinleştiği tarihe 300 gün eklenmesi yoluyla iddet süresi hesaplanır ve iddet süresinin bitiş tarihi bulunur.

İddet süresinin kaldırılması

İddet süresi için evlenme yasağı bulunduğundan boşanan kadının yeniden evlenmesi için iddet süresinin bitmesi veya dava yoluyla kaldırılması gerekir. İddet süresini hızlı bir şekilde kaldırmak isteyen kişiler bu konuda uzman bir aile ve boşanma avukatı ile hareket ederse hiç vakit kaybetmeden en hızlı şekilde sorunsuz olarak iddet süresini kaldırabilirler.

İddet süresinde hamilelik ve doğum

Yukarıda belirtildiği gibi, iddet süresi boşanma davasının sonuçlanmasıyla değil boşanmaya dair mahkeme kararının kesinleşmesiyle başlamaktadır. Bu itibarla, boşanma kararı temyiz edilerek Yargıtay‘a gönderilmişse ve boşanma süreci 1-2 yıllık temyiz süreci sonunda kesinleşmişse bu sürede kadınların başka ilişkileri olabilmekte ve “iddet süresi içinde hamile kalmak” olası hale gelmektedir. Ancak iddet süresi bitmeden “boşanma aşamasında hamile kalmak” ya da “boşanmadan başkasından hamile kalmak”, çocuğun babasının kim olduğu noktasında bir takım hukuki problem çıkartabilmektedir.  İddet süresinde doğum yapmak ise alt başlıktan detaylı şekilde incelenmiştir.

İddet süresinde doğan çocuk

Boşanmanın kesinleştiği tarihten itibaren 300 günlük iddet süresi içinde doğan çocuğun babası, Medeni Kanun’daki babalık karinesi gereği aksi ispatlanıncaya dek boşanılan koca sayılacaktır. Eğer iddet süresi içinde doğan çocuğun babası boşanılan koca ise burada ciddi bir hukuki problem olmayacaktır ve çocuğun babası eski koca sayılacaktır. Ancak eğer doğan çocuğun babası, eski koca değil de bir başkası ise bu durumda söz konusu babalık karinesinin çürütülebilmesi için soybağının reddi davası açılması gerekecektir.

iddet süresinin kaldırılması

Soybağının reddi davası

İddet süresi içinde doğan çocuğun babası, boşanılan (eski) koca sayıldığına göre eğer doğan çocuğun babası eski koca değilse bu durumda soybağının reddi davası açmak gerekecektir. Bu davayı doğan çocuğun annesinin boşandığı (eski) kocası açabileceği gibi çocuk da açabilir. Ancak davayı çocuğun açması hukuken mümkün olmadığından kayyım ataması söz konusu olacaktır.

Boşanan hamile kadının yeniden evlenmesi sorunu

Eğer boşanma süreci içinde veya iddet süresi bitmeden bir başka erkekten hamile kalınmışsa, boşanma kesinleşse dahi annenin hamile kaldığı erkekle evlenmesi kanunen mümkün değildir. Zira boşanan kadının evlenmesi için ya iddet süresinin sona ermesi ya da iddet süresinin mahkeme kararı ile kaldırılması gerekir. Eğer kadının 300 günlük iddet süresi dolmadıysa bu halde iddet süresinin dava yoluyla kaldırılması şarttır.

İddet süresi içinde hamile kalınması veya çocuk doğması

Ancak boşanan kadın hamileyse ve iddet süresinin kaldırılması davası için hamile olmadığına dair rapor alamıyorsa bu durumda Medeni Kanun, bir başkasından olan çocuğu önceki koca adına nüfusa kaydettirip ardından da soybağının reddi davası açılmasından başka olanak tanımıyor. Ancak bu çağdışı bu kanuni düzenleme dışında boşanma ve aile hukuku konusunda uzman bir hukuk bürosu olarak alternatif bir hukuki çözüm önerimiz bulunmaktadır. İddet süresi içinde bir başka erkekten hamile kalıp da hamile kaldığı erkekle evlenemeyen ve çocuğunu önceki kocası adına nüfusa kaydetmek istemeyen ve soybağı davalarıyla uğraşmak istemeyen kişiler bize ulaşırsa, hamile kadının doğum yaptığında çocuğu önceki koca adına kaydetme derdinden kurtulmak ve bu konuda kesin çözüm almak için bizden danışmanlık hizmeti ve hukuki destek alabilirler.

Av. İlker ATAMER

Bu sitedeki tüm makale ve içerikler Av. İlker ATAMER’e ait olup, yazı ve içerikler aidiyet tescili bakımından elektronik imzalı zaman damgası ile mühürlenmiştir. Sitedeki yazı ve içeriklerin yazılı izin olmaksızın kopyalanması veya başka yerde yayınlanması durumda FSEK kapsamında yasal işlem yapılacaktır.


Soru veya yorum yazabilirsiniz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. *