201712.26
0
2

5846 Sayılı Kanun Kapsamında Erişim Engelleme

Son dönemlerde başta yayıncı kuruluşlar olmak üzere bazı firmaların cumhuriyet başsavcılıklarına şikayet başvurusu yapıp 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ek madde 4 kapsamında telif hakkı ihlali yaptığını düşündükleri internet sitelerine erişimin engellenmesini talep ettiği ve bazı savcıların da bu talebi kabul edip erişim engelleme kararı vererek Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderdiğini gözlemliyorum. Ancak mevzuatın mevcut haliyle telif hakkı içeren görüntü veya materyaller nedeniyle internet sitelerine erişim engelleme kararı verilmesinin hukuken mümkün olmadığını hatta erişim engelleme kararının savcılık tarafından verilip Erişi Sağlayıcıları Birliği’ne gönderilmesinin hukuken imkansız olduğunu düşünüyorum.

Peşinen ifade edeyim, hukukçu olarak telif hakkı ihlali nedeniyle internet sitelerine erişim engelleme yapılmasına prensip olarak karşı değilim. Hatta emek sömürüsü yapan, başkalarına ait fikri mülkiyet hakkı içeren eserleri izinsiz kopyalayıp yayınlayan internet sitelerine hukuki yaptırım uygulanmasını destekliyorum. Ancak güncel mevzuatımızın telif hakkı ihlali nedeniyle erişim engelleme kararı verilmesine olanak tanımadığı ve bu sebeple kanunları yorum yoluyla zorlamak yerine kanunlarda bazı değişiklikler yapılması gerektiği görüşündeyim.

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında internet sitelerine erişim engelleme kararı verilmesinin niçin hukuken mümkün olmadığını açıklamaya çalışayım:

Telif Hakkı İhlali Nedeniyle 5651 Sayılı Kanun Kapsamında Erişim Engelleme Kararı Verilemez

5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 8. maddesi, erişim engelleme kararı verilebilecek katalog suçları tek tek saymış olup, telif hakkı ihlali suçu bu katalog suçlar arasında yoktur. Ayrıca telif hakkı ihlali iddiası, yine aynı kanunun 9. maddesinde belirtilen kişilik hakları ihlali kapsamına da girmemektedir. Tüm bunlara ek olarak 5651 Sayılı Kanun kapsamında erişim engelleme kararı prensip olarak sulh ceza hakimlikleri tarafından verilmektedir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde cumhuriyet savcısı tarafından verilen erişim engelleme kararının ise 24 saat içinde hakim onayına sunulması gerekmektedir. Ancak uygulamada cumhuriyet savcılıkları tarafından telif hakkı ihlali nedeniyle verilen erişim engelleme kararlarının hakim onayına sunulmadan Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilmektedir.

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Kapsamında Erişim Engelleme Kararı Verilemez

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında bir internet sitesine erişim engelleme kararı verilmesi de hukuken mümkün değildir. Nitekim erişim engelleme kararına dayanak gösterilen 5846 Sayılı Kanun’un Ek 4. maddesinin 3. fıkrası aynen şu şekildedir: “Dijital iletim de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla servis ve bilgi içerik sağlayıcılar tarafından eser sahipleri ile bağlantılı hak sahiplerinin bu Kanunda tanınmış haklarının ihlali halinde, hak sahiplerinin başvuruları üzerine ihlale konu eserler içerikten çıkarılır. Bunun için hakları haleldar olan gerçek veya tüzel kişi öncelikle bilgi içerik sağlayıcısına başvurarak üç gün içinde ihlalin durdurulmasını ister. İhlalin devamı halinde bu defa, Cumhuriyet savcısına yapılan başvuru üzerine, üç gün içinde servis sağlayıcıdan ihlale devam eden bilgi içerik sağlayıcısına verilen hizmetin durdurulması istenir. İhlalin durdurulması halinde bilgi içerik sağlayıcısına yeniden servis sağlanır. Servis sağlayıcılar, bilgi içerik sağlayıcılarının isimlerini gösterir listeyi her ayın ilk iş günü Bakanlığa bildirir. Servis sağlayıcılar ile bilgi içerik sağlayıcıları, Bakanlıkça istendiği takdirde her türlü bilgi ve belgeyi vermekle yükümlüdür.

Görüldüğü üzere, madde metninde “erişim engelleme” veya “erişim sağlayıcıları birliği” kavramlarına yer verilmemiştir. Dolayısıyla Ek madde 4 kapsamında hiçbir şekilde erişim engelleme kararı verilmesi mümkün olmadığı gibi böyle bir kararın erişim sağlayıcıları birliğine gönderilmesi için de yasal dayanak yoktur.

Peki bazı cumhuriyet savcıları 5846 Sayılı Kanun’un Ek 4. maddesi kapsamında niçin erişim engelleme kararı veriyor ve daha da garibi eğer böyle yanlış ve hukuki temeli olmayan bir karar verildiğinde erişim sağlayıcıları birliği neden bu kararı uyguluyor? Bunun sebebi sanırım kanun yazma tekniğine aykırı olarak kötü yazılan kanun metinlerimizin birbiriyle uyumlu olmaması ve sarih olmayan kanun metinlerinin yanlış yorumlanması. Şimdi kavram kargaşası yaratan konuya gelelim:

5651 Sayılı Kanun’un 2. maddesinde tanımlandığı üzere “içerik sağlayıcı” kavramı internette yayınlanan bilgi veya veriyi üreten kişi demektir. Servis sağlayıcı ise “5846 Sayılı Kanun’daki Servis Sağlayıcı Kavramı” başlıklı makalemde detaylı açıkladığım üzere 5651 Sayılı Kanun kapsamında yer sağlayıcıları ifade etmektedir. Dolayısıyla 5846 Sayılı Kanun’un Ek 4. maddesi uyarınca uygulanabilecek tedbir erişim engelleme değil, telif hakkı ihlali yapan internet sitesinin servis (yer) sağlayıcısından servisin durdurulmasının istenmesidir. 5846 Sayılı Kanun’da erişim engelleme kararı verilmesi ve bu kararının erişim sağlayıcıları birliğine gönderilmesi gibi bir düzenleme olmadığı gibi böyle bir uygulama da yoktur.

Av. İlker ATAMER

Bu sitedeki tüm makale ve içerikler Av. İlker ATAMER’e ait olup, yazı ve içerikler aidiyet tescili bakımından elektronik imzalı zaman damgası ile mühürlenmiştir. Sitedeki yazı ve içeriklerin yazılı izin olmaksızın kopyalanması veya başka yerde yayınlanması durumda FSEK kapsamında yasal işlem yapılacaktır.

Soru veya yorum yazabilirsiniz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. *