201511.09
4
22

Alkollü Araç Kullanma ve Cezası

alkollu-arac-kullanmak

Alkollü veya Uyuşturucu Etkisinde Araç Kullanma

Alkollü araç kullanmak ya da herhangi bir uyuşturucu madde etkisinde araç kullanmak sürüş yeteneğini olumsuz etkilendiğinden gerek Karayolları Trafik Kanunu’nda gerekse Türk Ceza Kanun’da bir takım düzenlemelere yer verilmiştir. Yasal düzenlemeye göre belirli limitlere kadar alkollü araba kullanmak herhangi bir yaptırıma bağlanmamışken belirli bir seviyenin üzerinde alkollü iken araç kullanan sürücülere sadece dair para cezası ile sürücü belgesine el konulması yaptırımı getirilirken alkol seviyesinin bir başka limiti geçmesi durumunda ise ayrıca kamu davası açılması ve TCK 179’da düzenlenmiş olan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu bakımından sürücünün cezalandırılması öngörülmüştür.

Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu

TCK madde 179’da düzenlenmiş olan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare etmektir. Adli Tıp Kurumu’nun yerleşmiş kararlarına ve Yargıtay uygulamasına göre 100 (1.00) promil seviyesi alkolün güvenli sürüşü olumsuz etkilemesinde bir eşik noktasıdır. Bu itibarla 100 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanmak TCK 179’da tanımlı trafik güvenliğini tehlikeye düşürme suçunun işlendiği şeklinde yorumlanmaktadır.

Alkol Testleri ve Promil Sınırı

Sürücülerin uyuşturucu etki altında araç kullanması yasaktır ve uyuşturucu bakımından bir sınır veya limit belirlenmediğinden uyuşturucu bir maddenin etkisi altında araç kullandığı tespit edilen sürücülere hem Karayolları Trafik Kanunu uyarınca para cezası verilecek ve sürücü belgelerine el konulacak hem de trafik güvenliğini tehlikeye atma suçundan kamu davası açılacaktır.

Alkol bakımından ise kanunda belirli bir sınır konulmuştur. Buna göre kanındaki alkol miktarı 50 (0.50) promilin üzerinde olan hususi otomobil sürücülerinin ve kanındaki alkol miktarı 20 (0.20) promilin üstünde olan diğer araç (ticari araç vb) sürücülerinin  araç sürmeleri yasaktır. Söz konusu promil sınırının 100 (1.00) promili geçmeyecek şekilde aşılması halinde sürücüye idari para cezası verilecek ve sürücü belgesine el konulacaktır. Ancak ister hususi ister ticari bir araç sürücüsü olsun eğer kandaki alkol miktarı 100 (1.00) promili geçerse idari para cezası ve sürücü belgesine el koyma dışında ayrıca sürücü hakkında TCK 179 kapsamında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kamu davası açılacaktır.

Alkollü Araç Kullanma ve Uyuşturucu Etkisinde Araba Kullanma

Alkolün vücuda etkisi yaşa, cinsiyete, kiloya göre değişebildiğinden herkes için geçerli bir ölçü verilemese de ortalama olarak 4 kadeh düşük alkollü (bira veya 4 şarap) veya 3 kadeh yüksek alkollü içkinin (rakı, votka, viski, cin vb) 100 promil sınırının aşılmasına neden olduğu genel olarak kabul edilmektedir. Adli Tıp Kurumu’na göre vücuttaki alkol seviyesi her geçen saat %15 seviyesinde azalmaktadır. Dolayısıyla yapılan alkol testinin zamanlanması suçun tespitinde önem arz etmektedir.

alkollu-araba-kullanma

Alkollü Araç Kullanmanın Cezası Nedir?

Yukarıda belirtildiği gibi kandaki alkolün miktarına göre alkollü araç kullanma cezası hem idari para cezası hem de hapis cezası olabilmektedir. Alkollü araç kullanarak trafik güvenliğini tehlikeye düşürme suçunun cezası 2 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiştir. Buna göre 100 promil üzerinde alkollü iken araç kullandığı tespit edilen sürücüye verilecek ceza en fazla 2 yıl hapis cezası olacaktır. Hakim ceza miktarını tayin ederken kastın yoğunluğunu dikkate alacak ve promil seviyesine dikkat edecektir. Örneğin Yargıtay 2015 yılında verdiği bir karada 307 promil alkollü çıkan bir sürüce kastın yoğunluğunu dikkate alarak ceza miktarının tayininde alt sınırdan uzaklaşılmasını uygun bulmuştur. Eğer sürücünün araç kullanırken 100 promilin altında alkol aldığı ispatlanırsa bu durumda suç oluşmayacaktır ve açılan bir kamu davası var ise beraat kararı verilecektir. Nitekim Yargıtay 2011 yılında verdiği bir kararda 57 promil alkollü iken araç kullanıp kaza yapan sürücüye, kazanın alkolün etkisiyle oluştuğuna dair somut delilin bulunmaması sebebiyle beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Alkollü Araç Kullanırken Yaralanmaya ve Ölüme Sebep Olma

Alkollü araç kullanırken yapılan kaza neticesinde yaralanmaya ve ölüme neden olunması halinde Taksirle Yaralama ve Taksirle Öldürme Suçundan değil bilinçli taksirle yaralama veya öldürme suçu söz konusu olacaktır. Zira Yargıtay uygulamasına göre alkollü olarak araç kullanmak bilinçli olarak sürüş yeteneğini kaybetmek anlamına geldiğinden alkollü araç kullanırken işlenen  ancak istenmeyen bir yaralanmaya veya ölüme sebep olma halinde bilinçli taksirle hareket edildiği sonucuna varılmaktadır. Yukarıda açıklandığı gibi alkollü olarak araç kullanmak başlı başına trafik güvenliğini tehlikeye atma suçu oluşturmaktadır. Ancak alkollü araç kullanırken bir de yaralanmaya veya ölüme sebep olunmuşsa bu durumda fail hem trafik güvenliğini tehlikeye atma hem de taksirle öldürme veya yaralama suçundan ceza almayacak ve fikri içtima hükümleri gereği tek bir eylem birden fazla suç oluştursa bile fail en yüksek cezayı gerektiren suçtan cezalandırılacaktır. Nitekim Yargıtay da alkollü olarak araç kullanırken ölümlü bir kazaya neden olan sanığın trafik güvenliğini tehlikeye atma suçundan değil sadece taksirle ölüme sebep olma sulundan cezalandırılması gerektiğine karar vermiştir.

Yargıtay’ın ilgili kararı özet olarak şu şekildedir: “…sanık fail sanığın güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği, dolayısıyla bilinçli taksirin koşullarının gerçekleştiği ve taksirli öldürme suçu ile trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarının oluştuğu ancak, bir fiil ile birden fazla suçun oluşmasına neden olan sanık hakkında taksirle öldürme suçundan cezalandırılması ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan beraatine karar verilmesi hukuka aykırıdır”

Av. İlker Atamer

Bu sitedeki tüm makale ve içerikler Av. İlker ATAMER’e ait olup, yazı ve içerikler aidiyet tescili bakımından elektronik imzalı zaman damgası ile mühürlenmiştir. Sitedeki yazı ve içeriklerin yazılı izin olmaksızın kopyalanması veya başka yerde yayınlanması durumda FSEK kapsamında yasal işlem yapılacaktır.

Soru veya yorum yazabilirsiniz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. *