201310.22 30

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu, ceza hukuku kapsamına giren ve Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesinde düzenlenmiş olan ve kişilerin özel hayatlarının gizliliğini ve dokunulmazlığını korumaya yönelik bir suç tipidir. Suçun maddi unsuru gizli olması gereken özel hayata dair bir takım özel bilgilerin veya verilerin ifşa edilmesi, açığa çıkartılmasıdır. Özel hayata dair bilgi ve veriler kişinin saklı kalması beklenen iç dünyasına ait olan özel detaylardır. Örneğin bir kişinin bir hastalığı olduğu ve o hastalık nedeniyle bir takım ilaçlar kullandığına dair bilgi saklı kalması gereken ve hayatın özel alanına dair bir detayken kişinin mesleğinin ne olduğu genel bir bilgidir. Aynı şekilde okul mezuniyet töreninde  çektirilen toplu bir fotoğraf özel hayata ilişkin olmasa da ev ortamında çekilmiş bir başka fotoğraf özel hayat unsuru sayılabilir.

özel hayatın gizliliğini ihlal

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Cezası

TCK, özel hayatın gizliliğini ihlal suçu bakımından özel hayata dair bilgi ve verilerin ihlali noktasında ikili bir ayrım yapmış ve özel hayata ilişkin görüntü ve seslerin ifşa edilmesini suçun nitelikli hali ve ağırlaştırıcı sebebi olarak düzenlemiştir. Buna göre özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun cezası 1 ile 3 yıl hapis cezası olduğu halde, görüntü ve seslerin ifşa edilmesi veya bunlar basın ve yayın kurumları vasıtasıyla yayınlanması halinde verilecek ceza 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası olacaktır. Ayrıca başkalarına ait görüntü veya seslerin internet ortamında yayınlanarak ifşa edilmesi bu suçun nitelikli halini oluşturur ki bu durumda yukarıda belirtildiği gibi verilecek ceza 2 yıl ile 5 yıl arasında hapis cezası olacaktır.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçuna Örnekler

Bir kişinin özel hayatını ve mahrem alanını ihlal eden fotoğraf ve videoların çekilmesi bu suç tipinin uygulamada görülen en yaygın örnekleridir. Hatta Yargıtay, bir kadının gizli kamera ile görüntüsünün çekilmesini, etek altından fotoğraf çekilmesini bu suç kapsamında saymış ve işlenen suçun sarkıntılık değil özel hayatın gizliliğini ihlal suçu olduğunu vurgulamıştır. Dolayısıyla fotoğraf veya video ile işlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan suça konu fotoğraf veya videonun herkese açık olmayan, hayatın mahrem alanına ait olması gerekmektedir. Bir şahsın, internette birden fazla kişiye paylaştığı mahrem veya müstehcen niteliği olmayan alelade fotoğraflar ya da videolar bu suçun konusunu oluşturmaz.

İnternet Yoluyla İşlenen Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun internet yoluyla işlenmesi tek başına bir özellik arz etmese de, internette gerçekleştirilen bir takım fiiler bu suç tipinin örneklerini oluşturur. Nitekim Yargıtay, Facebook ve Twitter gibi bir takım sosyal ağ hesaplarının ele geçirilmesinden sonra bu hesaplar üzerinden bir takım video veya fotoğraf paylaşılmasını veya hesap ele geçirilmese dahi açılan sahte hesaplar üzerinden başkalarına ait bir takım özel bilgi ve görüntülerin sahte hesap üzerinden yayınlanmasını özel hayatın gizliliğini ihlal suçu olarak değerlendirmektedir.

Yalnız burada önemli olan husus, özel hayatın gizliliğini ihlal niteliği taşıyan ve ifşa edilen bilgilerin kişiler arasında kurulan iletişime ait olmaması gerekir. Eğer kişiler arasında kurulmuş haberleşmeye örneğin bir e-posta yazışmasın veya özel mesajlaşmanın gizliliğinin ihlal söz konusu olduğundan bu durumda “özel hayatlarının gizliliğini ihlal suçu” değil Türk Ceza Kanunu’nun 132. maddesinde düzenlenmiş olan haberleşmenin gizliliği ihlal suçu gündeme gelecektir. Eğer hem özel hayata dair gizli bilgiler hem de haberleşmeye dair gizli bilgiler ayrı ayrı ifşa edilmişse bu durumda iki ayrı suçun işlenmiş olması ihtimali doğacaktır. Özel hayatın gizliğini ihlal suçu hakkında ceza avukatı arayışında olan kişiler hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti almak üzere ceza hukuku alanında uzmanlaşmış olan Atamer Hukuk Bürosu’nun iletişim sayfasını ziyaret edebilir.

Av. İlker ATAMER

Bu sitedeki tüm makale ve içerikler Av. İlker ATAMER’e ait olup, yazı ve içerikler aidiyet tescili bakımından elektronik imzalı zaman damgası ile mühürlenmiştir. Sitedeki yazı ve içeriklerin yazılı izin olmaksızın kopyalanması veya başka yerde yayınlanması durumda FSEK kapsamında yasal işlem yapılacaktır.

Soru veya yorum yazabilirsiniz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. *