201704.17
0
13

Malpraktis Davaları

malpraktis davaları

Malpraktis Davaları ve Tıp Hukuku

Malpraktis davaları konusundan önce malpraktis kavramının tanımı üzerinden durmak faydalı olacaktır. Sağlık hukuku veya tıp hukuku alanında sık kullanılan bir kavram olan malpraktis veya Türkçe’ye girdiği orijinal şekliyle  malpractice profesyonel bir meslek mensubunun, mesleğini icra ederken hatalı veya yanlış bir iş veya işlem yapmasıdır. İngilizce’de kullanılan malpractice sözü bu anlamda genel bir tanım olup yalnızca hekimlerin değil diğer meslek profesyonellerinin (avukat, mimar, mühendis vs)  yaptığı hataları da kapsar. Ancak makalemizin konusunu oluşturan ve doktorun cezai ve hukuki sorumluluğunu gündeme getiren hekimlere özgü hatalı işlem ve uygulamaları ifade etmek için yurtdışında “medical malpractice” (tıbbi hata veya doktor hatası) terimi kullanıldığı halde, Türkçe’de malpraktis kavramı bu şekilde genel bir terim olarak sadece hekimlere özgü meslek hatalarını ifade etmek için kullanılır hale gelmiştir. Türkçe’de malpractice teriminin tam karşılığı olmadığından kimi zaman Türkçe’de uyarlama şekilde “malpraktis” teriminin kullanıldığı görülmektedir ama bu terimin Türkçe karşılığı olarak “hatalı işlem” veya “yanlış uygulama” gibi terimler kullanılabilir.

Sağlık Hukuku Açısından Malpraktis

Hekimin cezai sorumluluğu denildiğinde ise bir tıp doktorunun veya hekimin herhangi kastı olmadığı halde ilgilendiği veya sorumlu olduğu bir hastaya yaptığı ya da yapmadığı bir tıbbi işlem nedeniyle hastanın yaralanması veya ölümü ifade edilmektedir. Mevzuatımızda doktorlar ve diğer tıp mesleği mensuplarının malpraktis sayılabilecek hatalı iş ve işlemleri için özel bir düzenleme yapılmadığından TCK’da yer genel düzenlemeler dikkate alınmaktadır. Bu anlamda doktorun yanlış uygulama veya yanlış tedavi olarak tanımlanabilecek eylemi neticesinde hastanın yaralanması veya ölmesi durumunda Türk Ceza Kanunu’nun 85. ve 89. maddelerinde düzenlenmiş olan ve bazen “malpraktis davaları” olarak da anılan taksirle yaralama ve taksirle öldürme suçu hekimin cezai sorumluluğu açısından gündeme gelen suçlardır. Buradaki taksir kavramı, hekimin netice olarak hastanın yaralanmasını veya ölmesini istemediği bir başka deyişle bu hususta bir kastı olmadığı halde yeterli dikkat ve özeni göstermediği için yaralanma veya ölme gibi bir istenmeyen sonucun ortaya çıkmasını ifade etmektedir.

malpraktis davaları

Malpraktis ve Hekimin Sorumluluğu

Tıp biliminde ve uygulamasında hastanın durumu ve uygulanan tedavi yöntemi bakımından bazı durumlarda hekimin her anlamda dikkatli ve tedbirli davranmasına ve taksir anlamına hiçbir kusuru olmasa da bazen “komplikasyon” olarak tanımlanan bazı istenmeyen olumsuz durumlar ortaya çıkabilmektedir. İşte bu anlamda tıp hukuku açısından doktorun cezai sorumluluğu gündeme geldiğinde, hastanın yaralanması veya ölümünün bu tür bir komplikasyon tanımı içinde mi olduğu yoksa malpraktis mi sayılması gerektiğinin ayrımı büyük önem arz etmektedir. Doktorun malpraktis ile veya daha açık ve kanundaki ifadesiyle taksirle yaralanmaya veya ölüme sebebiyet verme suçundan dolayı sorumlu tutulabilmesi için taksirin mevcudiyeti zorunludur. Doktorun taksirli sayılabilmesi ve sağlık hukuku ve malpraktis bakımından sorumlu tutulabilmesi içinse yapılan iş veya işlemde dikkatsizlik, özensizlik, tedbirsizlik, mevzuata veya talimatlara uymama gibi bir takım unsurların bulunması gerekir. Dolayısıyla soruşturma veya kovuşturmaya konu hekimin eyleminin hukuki niteliğinin taksir kavramı içinde olup olmadığı tüm hukuki süreci baştan sona etkileyecektir. Bu bakımdan malpraktis ile suçlanan bir hekim için yapılacak savunmanın içeriği son derecede önemlidir.

Malpraktis Davaları

Malpraktis davaları dediğimiz kavram malpraktis nedeniyle hekime karşı açılabilecek davaları ifade etmektedir. Hekimin çalıştığı kurumun özel veya Sağlık Bakanlığı gibi bir kamu kurumu olmasına göre malpraktis nedeniyle hekime karşı kurum içi veya idari soruşturma açılarak savunması alınabileceği gibi ayrıca hekime karşı hem tazminat davası hem de de ceza davası açılabilecektir. Hekime karşı tazminat davasını malpraktis nedeniyle zarar gören kişi veya ölüm söz konusu ise onun mirasçıları açabilecektir. Malpraktis ceza davası ise cumhuriyet savcısı tarafından taksirle öldürme suçu nedeniyle asliye ceza mahkemesinde açılmaktadır.

Malpraktis Avukatları

Malpraktis davalarına bakan malpraktis avukatı olarak bu ceza ve tazminat içerikli davalarda avukatın rolünün ne önemli olduğunun farkındayız ve bu tür malpraktis davalarında mutlaka tecrübeli ve uzman bir avukattan destek alınmasını tavsiye ediyoruz.

Av. İlker ATAMER
Bu sitedeki tüm makale ve içerikler Av. İlker ATAMER’e ait olup, yazı ve içerikler aidiyet tescili bakımından elektronik imzalı zaman damgası ile mühürlenmiştir. Sitedeki yazı ve içeriklerin yazılı izin olmaksızın kopyalanması veya başka yerde yayınlanması durumda FSEK kapsamında yasal işlem yapılacaktır.

Soru veya yorum yazabilirsiniz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. *