201412.01 29

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedir?

CMK madde 231’de düzenlenmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da kısaca HAGB, sanığın ceza hukuku anlamında suç işlediğine dair bir hüküm olmakla birlikte suça ilişkin cezanın özel bir şekilde ve şartlı olarak 5 yıl boyunca ertelenmesidir. 5 yıllık denetim süresi içinde sanığın kasıtlı bir suç işlememesi halinde kamu davası hiç açılmamış sayılacaktır. Ancak denetim süresinde işlenen bir kasıtlı açıklanması ertelenen hükmün açıklanması başka bir ifadeyle infaz sürecinin başlaması demektir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının ertelenmesi kavramından farklıdır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının şartları nelerdir?

Sanığa verilen cezanın 2 yıl veya daha süreli hapis cezası ya da adli para cezası olması gerekir. Eğer 2 yıldan fazla süreli hapis cezası söz konusu ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün değildir. İkinci olarak suç sonucunda bir maddi zarar oluştuysa bunun sanık tarafından giderilmesi gerekir. Üçüncüsü, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunmaması gerekir. Eğer başka bir kasti suçtan dolayı adli sicil kaydı (sabıka kaydı) varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyecektir. Ancak taksirle işlenen suçlar, örneğin taksirle yaralama veya öldürme benzeri suçlar sebebiyle alınan mahkumiyet kararları hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel değildir. Son olarak hakimde sanığın yeniden bir başka suç işlemeyeceği yönünde olumlu bir kanaate varması gerekir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sabıka kaydına veya adli sicile işlenir mi?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı vatandaşların savcılıklar veya e-devlet üzerinden yaptığı normal adli sicil sorgulamalarında gözükmez zira bu kararlar özel ve ayrı bir sistemde kayıt altında tutulur ve Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları sadece soruşturma ve kovuşturmalarla alakalı olmak üzere hakim ve cumhuriyet savcıları tarafından görüntülenebilir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı için sanığın rızası şart mıdır?

Evet. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması verilmesi için sanığın ya da sanığın avukatının bu yönde rıza göstermesi şarttır. Zaten bu yüzden hakim usulen sanığa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına rıza gösterip göstermediğini sorar.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmeli miyim?

Bu sorunun cevabı kişilere ve durumlara göre değiştiğinden mutlaka bir ceza avukatı ile görüşme yaptıktan sonra yapılacak değerlendirmeye göre belirlenmelidir. Dosyadaki delil durumu ve kişinin kriminal özellikleri bu kararın verilmesinde önemli rol oynayacaktır.

hukmun_aciklanmasini_geri_birakma

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının temyizi mümkün mü?

Hayır. Eğer sanık hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesine rıza göstermişse ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması verilmişse, o karar artık temyiz edilemez ancak itiraz edilmesi mümkündür. Dolayısıyla eğer sanık verilecek mahkumiyet kararını temyiz etmek istiyorsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına rıza göstermemelidir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itiraz?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının temyizi mümkün olmasa da itiraz edilmesi hukuken olanaklıdır. İtiraz bir üst mahkemece incelenecek olsa da “hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz nereye yapılır” sorusunun cevabı “kararı veren mahkemede”dir. Ancak itiraz üzerine dosyanın esasına dair ayrıntılı bir inceleme yapılmayacak ve sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının kanuni şartlarının oluşup oluşmadığına dair usuli bir inceleme yapılacaktır.

Denetim süresinde yeni bir suç işlenmesi halinde ne olur?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla birlikte sanık için belirlenen 5 yıllık denetim süresi içinde sanığın yeniden kasten bir suç işlemesi halinde, açıklanması ertelenen hüküm açıklanacak başka bir ifadeyle infaz sürecin başlayacaktır. Yalnız burada önemli olan husus, denetim süreci içinde işlenene suçun mutlaka kasıtlı bir suç olmasıdır. Zira taksirle işlenen suçlar hükmün açıklanmasının geri bırakılması bakımından ihlal edici nitelikte değildir.

Av. İlker ATAMER

Bu sitedeki tüm makale ve içerikler Av. İlker ATAMER’e ait olup, yazı ve içerikler aidiyet tescili bakımından elektronik imzalı zaman damgası ile mühürlenmiştir. Sitedeki yazı ve içeriklerin yazılı izin olmaksızın kopyalanması veya başka yerde yayınlanması durumda FSEK kapsamında yasal işlem yapılacaktır.

Soru veya yorum yazabilirsiniz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. *