+90-212-706-1111     |     Trump Towers 2606 Mecidiyeköy - İstanbul

bilişim sistemine yönelik suçlar

Bilişim sistemi nedir?

Bilişim hukuku alanında önemli bir konu olan bilişim suçları kavramının anlaşılması açısından her şeyden önce bilişim sistemi nedir sorusuna cevap verilmesi ve kavramın tanımının yapılması yerinde olacaktır. 765 sayılı eski Türk Ceza Kanunu’nda “bilişim sistemi” kavramına açıkça yer verilmemişti ancak kanunun 525. maddesinde bu kavram, “bilgileri otomatik olarak işleme tabi tutmuş bir sistem” olarak tanımlanmıştı. 2005 yılında yürürlüğe giren yeni Türk Ceza Kanunu’nda da aynı şekilde açıkça “bilişim sistemi” tanımına yer verilmemiş ancak eski Türk Ceza Kanunu’ndan farklı olarak kanunun gerekçesinde bu kavramın tanımı yapılmıştır.  Bilişim suçlarını düzenleyen maddelerde bu terimin anlamı konusunda bir tanım mevcut değildir. Ancak Türk Ceza Kanunu’nun 243. maddesinin gerekçesinde bu kavram “verileri toplayıp yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tabi tutma olanağını veren manyetik sistemler” olarak tanımlanmıştır. Bundan yola çıkarak bilişim sistemini “verileri toplama ve içine alma özelliği bulunan ve toplayarak içine aldığı verileri otomatik işleme tabi tutan manyetik özellikli sistem” olarak tanımlayabiliriz.

bilişim sistemi

Bilişim Sistemi Suçları

Yürürlükteki ceza kanunumuzda yer alan “bilişim sistemi” tanımı bu şekilde olduğuna göre, bir suçun bilişim suçu olup olmadığı veya suçun bilişim sistemini ya da içindeki verilere yönelik işlenip işlenmediği noktasında bu tanım son derece önemli bir kriter olmakla birlikte kuşkusuz yeterli değildir. İşte bu noktada Yargıtay’ın bu tanımı nasıl anladığı da son derece önemli olup Yargıtay, “bilişim suçu” tanımına ek olarak “bilişim alanı” konusunda da şu şekilde bir tanım getirmiştir: “bilgileri depo ettikten sonra bunları otomatik olarak işleme tabi tutan sistemlerden oluşan alanlardır”. Dolayısıyla bir bilişim suçundan söz edebilmek için sadece bir bilişim sistemi tanımı yeterli olmayacak ayrıca “bilişim alanı” tanımına da ihtiyaç duyulacaktır. Zira bilişim suçları sadece bilişim sistemi sistemlerine yönelik değil bazen sistem içerisinde yer alan başka unsurları da hedef alabilmektedir. Yargıtay’ın pek çok farklı kararına göre kuşkusuz bilgisayarlar ve sunucular (serverlar) bilişim sistemi olarak kabul edilmektedir.

ATM cihazları da, otomatik veri işleme özelliğine sahip manyetik ve elektronik yapılarından dolayı “bilişim sistemi” olarak kabul edilmekte ve ATM cihazlarından başkalarına ait banka ve kredi kartlarının kullanılması suretiyle para çekilmesi eylemleri, hırsızlık değil bilişim suçu olarak kabul edilmektedir. (Yrg. 10. C.D. E. 2004/14311, K. 2004/10906)

Yargıtay’a göre internet siteleri de “bilişim sistemi” olarak kabul edildiğinden üyelik sistemiyle çalışan internet sitelerin şifresinin kırılması eylemi de bilişim suçu olarak kabul edilmektedir. (Yrg. 6. C.D. E. 2002/16699, K. 2003/6727)

bilisim sistemine yönelik suçlar

Bilişim Suçu nedir?

Bilişim sisteminin tanımından sonra bilişim suçu kavramı daha kolay anlaşılacaktır. Türk Ceza Kanunu, “bilişim suçu” olarak ayrı ve özel bir tanımlama getirmemiştir. Ancak kanunun gerekçesinde yer alan bilişim sistemi tanımı ile kanunun sistematiğini dikkate alarak bir tanım yapmak mümkün. Özellikle “bilişim alanında” suçlar başlığı altında düzenlenmiş olan suç tipleri esas alındığında, bilişim suçu kavramını şu şekilde tanımlayabiliriz. “Bilişim sistemlerinin veya bunların içerisinde yer alan verilerin suçun konusunu oluşturduğu veya bilişim sistemlerinin suçun işlenmesinde araç olarak kullanıldığı suçlardır”. Türk Ceza Kanunu’nda “bilişim alanında suçlar” başlığı altında düzenlenmiş olan suçlar zaten kanuni tanımlama gereği bilişim suçu kategorisindedir. Ayrıca söz konusu başlık altında yer almasa dahi bilişim sistemlerinin suçun işlenmesinde araç olarak kullanıldığı suçlar  da bilişim suçu olabilmektedir. Örneğin internet yoluyla hakaret suçu, yazılım korsanlığı, internet üzerinden işlenen şantaj suçu, müstehcenlik suçu bu kategori altında değerlendirilmektedir.

Av. İlker ATAMER

Bu sitedeki tüm makale ve içerikler Av. İlker ATAMER’e ait olup, yazı ve içerikler aidiyet tescili bakımından elektronik imzalı zaman damgası ile mühürlenmiştir. Sitedeki yazı ve içeriklerin yazılı izin olmaksızın kopyalanması veya başka yerde yayınlanması durumda FSEK kapsamında yasal işlem yapılacaktır.

Yorum Yaz

error: Kopya koruması!